sesli sohbet

Cezayir'den özür dilemeyen Macron'un 3 günlük ziyareti hüsran oldu

(*3*)(*3*)

Cezayirli mevkidaşı Abdulmecid Tebbun’un daveti üstüne 25 Ağustos’ta bu ülkeye giden Macron’un 3 günlük ziyareti, iki ülke arasındaki tarihsel sorunların çözümü başta olmak suretiyle son dönemde yaşanmış olan kargaşa ve bunalımlı ilişkilerin rayına girmesi için bir fırsat olarak görülüyordu.

Zira, sömürge dönemine ilişkin sorunların yanı sıra kısa sürede Fransa’nın Cezayirlilere sağlamış olduğu vize kotasını kısıtlaması ve Macron’un geçen yıl, “sömürge periyodu öncesi bir Cezayir ulusunun varlığından kuşku duyduğuna” ilişkin söylemleri, iki ülke içinde uzun senelerdir devam eden gerginliği daha da artırmıştı.

Buna karşın Fransa’nın sömürge döneminde Cezayir’de işlediği suçlara ilişkin tek kelime etmeyen Macron ne Cezayir’in Fransa’ya organik gaz arzını çoğaltmak için antak kalma imzaladı ne Cezayir’in İspanya ve Fas ile yaşamış olduğu sorunlarda arabuluculuk önerdi ne de vize kotasını artırma sözü verdi.

Aslına bakarsak Fransa Cumhurbaşkanı’nın ziyaretinde tek amaç Cezayir’in siyasal ve askeri yönetimiyle anlaşmazlığa son vermek değildi. Macron’un bunun yanı sıra Mali’de Rusya’ya karşı hezimete uğrayan Fransa için Sahra bölgesinde yeni bağlaşık olarak Cezayir’i yanına almak istediği ortaya çıktı.

Sömürge suçları için özür yok

Cezayirliler, sömürgeciliği “insanlığa karşı kabahat” olarak nitelendiren Macron’un 1830-1962 arasındaki 132 senelik Fransız sömürgeciliği için özür dilemesini ya da en azından “sömürge periyodu öncesi bir Cezayir ulusunun varlığından kuşku duyduğuna” ilişkin söylemlerinden duyduğu pişmanlığı dile getirmesini bekledi.

Sadece nisanda meydana getirilen seçimler sonucunda ikinci ve son kez iktidara gelen Macron, ülkesinde yükselen aşırı sağın prangalarından kendisini kurtaramamış görünüyor. Macron, sömürge dönemiyle ilgili özür dilemek yerine meseleyi tarihçilere havale ederek ortak bir komisyon kurulmasını istiyor.

Macron, daha ilkin Cezayir Bağımsızlık Savaşı’na ilişkin emek harcama yürütmek suretiyle görevlendirdiği tarihçi Benjamin Stora’nın ocak ayında piyasaya sürülen raporunun ortaya koyduğu meselelere karşın özür dileme girişiminde bulunmadı.

İmzalanan “Cezayir Deklarasyonu” iki ülkenin liderlerinin “Yüksek İş birliği Konseyi” adıyla iki yılda bir toplanmasını öngörülürken, sömürge dönemiyle yüzleşme mevzusunda “ilerlemeye engel teşkil edecek noktalar dahil tüm mevzularda kalıcı bir diyalog” yapılması yönünde mutabakata varıldı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un özür dilemesi sözlü bir ifadenin ötesinde sömürgeciliğin yüceltilmesinden vazgeçilmesi, sömürge periyodu şahsiyetlerinin heykellerinin kaldırılması, Cezayir’in bağımsızlığına karşı savaşan “Harkilerin” kınanması ve sömürge yönetiminden zarar görenlerin ailelerine tazminat ödenmesini içeriyor.

Cezayir, müttefiklerine karşı yönlendiriliyor

Macron’un ziyaretinin ikinci en mühim boyutunu güvenlik mevzusu oluşturuyordu. Afrika’nın en yoksul ülkelerinden Mali’nin Fransa’ya meydan okuması ve Fransız güçlerini ülkesinden çıkarması, öteki Afrika vatanlarında Fransa karşıtı tepkilerin yükselmesini bununla beraber getirdi.

En oldukca ihracat icra eden ülkenin Çin, en oldukca ithalat icra eden ülkenin İtalya, en oldukca yatırım icra eden ülkenin Türkiye ve Rusya’nın tabanca ticaretinin üçte ikisini elinde bulundurduğu Cezayir, Fransa’nın bölgede eriyen tesirinin canlı bir örneği.

“Dil kalıntısı” haricinde artık Fransa’nın ciddi bir tesirinin bulunmadığı Cezayir’de yeni nesil, gelecek yıldan itibaren okullarda İngilizce öğrenmeye başlamış olacak. Böylece Akdeniz’in iki kıyısında vize sıkıntısı çeken aileler ve gençlerin hayalleri için daha iyi bir gelecek hedefleniyor.

Cezayir’e ulaşmadan önce ülkesinde refah sürecinin bittiğini duyuru eden Macron, Afrika’nın kaynaklarını tüketen ve yoksullaştıran sömürge politikasının Fransa’ya yönelik düşmanlığa niçin bulunduğunu kabul etmek istemiyor.

Macron, bunun yerine Fransa’nın Cezayir ve Afrika’daki sömürge politikalarına yönelik karşıtlığın suçunu, “Fransa’nın imajını bozmaya çalışan Türk, Rus ve Çin etkisine” yüklemeye çalışıyor.

Organik gaz görüşmelerinde ilerleme kaydedilemedi

Birçok Avrupa ülkesi, enerji krizi ve Rusya’nın organik gaz arzını kesme olasılığı sebebiyle kış gelmeden gaz ihtiyacını karşılamak için Cezayir’e yönelirken Macron Cezayir’e gaz için gelmediğini ve İtalya ile rekabet etmek istemediğini açıkça belirterek antak kalma imzalamadı.

Elektrik üretimi için nükleer enerjiye güvenen Fransa, enerji kaynaklarının yüzde 20’sinde organik gaz kullanıyor ve kullandığı organik gazın yüzde 8 ila 9’unu Cezayir’den ithal ediyor.

Fransız şirketi Engie’nin organik gaz ithalatını yüzde 50 çoğaltmak için Cezayir’in ulusal enerji şirketi Sonatrach ile görüşmeler yürüttüğü bilinirken, uzmanlar bu mevzuda ilerleme kaydedilememesini fiyatlandırma ve sözleşme süresine bağlıyor.

Internasyonal piyasadaki yüksek tutarları dikkate alarak gazın çıkarılması ve arz edilmesi için büyük yatırımları göz önüne alan Sonatrach uzun vadeli sözleşmeler isterken, Engie ise ucuz fiyata kısa vadeli sözleşmeleri tercih ediyor.

Cezayir ile “enerji, iktisat ve inovasyon alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi” mevzusunda antak kalma yapılacağı açıklayan Macron, Cezayir organik gazı için istekli görünmek istemese de Fransız enerji şirketi Engie CEO’su Catherine MacGregor ve Cezayir Enerji ve Madenler Bakanı Muhammed Arkab’ın görüşmesi dikkatlerden kaçmadı.

Vize meselesinde somut ilerleme görülmedi

Fransa’nın Cezayirlilere yönelik uyguladığı ve gerilime yol açan vize kotası uygulaması da iki ülke arasındaki mühim problemler içinde içeriyor.

Cezayir’in sınır dışı göçmenlerini kabul etmesini isteyen Paris yönetimi, vize kotasının kaldırılması mevzusunda bu talebini koşul koşuyor.

Vize ve düzensiz göç meselelerinde mesafe katedildiğine dair bir izahat yapılmazken bir tek tarafların “çözüm üretme mevzusunda çabalayacağı” bildirildi.

Fransa’nın Cezayir’e yönelik vize uygulamasını 2021’den önceki duruma döneceği sözünü vermeyen Macron, sadece “çifte vatandaşlığı bulunan ailelere, sanatçılara, sporculara, iş insanlarına ve ikili ilişkileri geliştiren siyasetçilere” vize verilmesinde kolaylık gösterileceğini duyurdu.

Macron; ülkesinin Cezayir’den uzaklaşmasını sona erdiren, karşılıklı saygı çerçevesinde diyalog, istişare ve farklılıkların çözümü için bir mekanizma kuran ziyaretiyle iki ülke içinde dış ilişkiler, güvenlik ve ekonomik mevzularda gelecekteki ortaklıklar için alan açarken, Cezayirlilerin çoğunun en mühim beklentisi olan sömürge dönemiyle yüzleşme meselesi sonuçsuz kaldı.

Yoruma kapalı.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku